PETROL VARİLLERİ VE ÇOCUK TABUTLARI: VENEZUELA’NIN BİYOLOJİK İNFAZI - Malatya Politik
Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Doç. Dr. Neşe MEHMETOĞLU
Doç. Dr. Neşe MEHMETOĞLU

PETROL VARİLLERİ VE ÇOCUK TABUTLARI: VENEZUELA’NIN BİYOLOJİK İNFAZI

Donald Trump’ın “Petrolü geri istiyoruz” çıkışıyla dünya yine Venezuela’yı konuşmaya başladı. Manşetlerde hep aynı kelimeler: “Milyarlarca varil petrol”, “stratejik rezervler”, “iktidar kavgası”… Ancak bir halk sağlıkçı olarak ben, o manşetlerin arkasında başka bir şey görüyorum: Bir halkın canlı yayında yok oluşu.

Gelin, petrol varillerinin arkasına saklanan o korkunç tabloyu bir halk sağlığı uzmanı gözünden konuşalım.

“Maduro Diyeti” Değil, Kalori Hırsızlığı!

Siyasetçiler ekranlarda “Maduro Diyeti” diye dalga geçerken, biz o “kayıp kiloların” aslında çalınmış hayatlar olduğunu biliyoruz. Venezuela halkının %64’ü bir yılda ortalama 11 kilo kaybetti. Bu bir zayıflama trendi değil, toplumun topluca erimesidir.

Bir halk sağlıkçı olarak uyarıyorum: Eti, sütü, yumurtayı lüks gören bir toplum sadece zayıflamaz; bağışıklığı çöker, direnci biter. Ama asıl facia çocuklarımızda. Yaşamın ilk 1000 gününde protein alamayan binlerce çocuk bugün “kronik bodurluk” pençesinde. Bu çocuklar sadece kısa boylu kalmayacak; beyin gelişimleri tamamlanamadığı için zihinsel kapasiteleri de eksik kalacak. Birileri petrol yataklarını bölüşürken, aslında koca bir neslin zekası ve geleceği yağmalanıyor.

1961’in Gururundan, 2026’nın Salgınlarına

Venezuela, 1961 yılında dünyada sıtmayı tamamen bitiren ilk ülkeydi; tıp tarihine geçmişti. Bugün ise kızamık, difteri ve sıtmanın kıtadaki merkez üssü haline geldi. Bu bir kaza değil, sistemli bir “sağlık cinayeti”dir. Bir yanda halkın aşısını, ilacını çalan bir yönetim; diğer yanda “yaptırım” adı altında o halkın ilaca erişimini engelleyen küresel güçler…

Hastaneler Mezbaha, Doktorlar Göçmen

Doktorların %60’ı ülkeyi terk etti. Kalanlar ise elektriklerin kesildiği kuvözlerde bebekleri yaşatmaya, cerrahi eldiven bile bulamadıkları ameliyathanelerde mucize yaratmaya çalışıyor. Bu bir sistem krizi değil, sistemin beyin ölümüdür.

Son Söz: Petrolünüz Batsın!

Siyasetçilerin “stratejik çıkar” dediği şeyin halk sağlığındaki karşılığı açlık, hastalık ve ölümdür. Petrol kuyuları el değiştirdiğinde, kasalar dolduğunda, o bodur kalan çocukların beyin hücreleri geri gelmeyecek.

Halk sağlığı sınır tanımaz. Bugün Venezuela’da hortlayan bir hastalık, yarın göç yollarıyla tüm dünyayı bulur. Çünkü bir ülkenin asıl rezervi yerin altındaki siyah altın değil, yerin üstündeki sağlıklı evlatlarıdır!

Ey dünya liderleri; petrol varillerini saymayı bırakın da o çocukların nabzına bakın. Çünkü tarih sizi petrol fiyatlarıyla değil, göz yumduğunuz bu biyolojik infazla yargılayacak

YORUMLAR

Bir adet yorum var

  1. Sayın Neşe Hocam,

    Kaleminize sağlık. Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip, 303,2 milyar varil rezervi bulunan bir ülkenin; halkının sağlığına ve ekonomisine kaynak ayıramayacak kadar fakir olması tesadüf değildir. Aynı şekilde, dünyanın üçüncü en büyük petrol rezervine sahip olan, 208,6 milyar varil rezervli İran halkının; demokrasi, hukuk ve sağlık açısından yoksul bir ülkede yaşaması da tesadüf değildir.

    İkinci ülkeyi soracak olursanız, Suudi Arabistan’ın kiminle ortak olduğu zaten bellidir.

    Dediğiniz gibi, petrolünüz batsın. Kaç çocuk ve kaç nesil yok edildi ve hâlâ yok ediliyor.

    Bir sağlıkçı olarak bu görüşünüzü ve insanlığı bilgilendirme çabanızı saygıyla tebrik ediyorum. Kaleminiz hep bir kılıç gibi keskin, yüreğiniz ise pamuk gibi yumuşak kalsın.

    Başarılarınızın devamını diliyorum.

    Dr. med. Önder Kılıç
    (Göz Doktoru – Almanya)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER