MTÜ Bilim Kafe’de Deprem Güvenliği ve Tarımsal Sürdürülebilirlik Ele Alındı - Malatya Politik
Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MTÜ Bilim Kafe’de Deprem Güvenliği ve Tarımsal Sürdürülebilirlik Ele Alındı

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda düzenlenen

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda düzenlenen Bilim Kafe etkinliğinde kentin iki kritik başlığını gündeme taşıdı. “Feribotta Bilim Söyleşileri” temasıyla gerçekleştirilen program, Battalgazi–Baskil hattında sefer yapan Arslantepe Feribotu’nun Atabey İskelesi’nden hareketiyle başladı.

Etkinliğe Battalgazi Ziraat Odası Başkanı Bayram Alışık, çiftçiler ve feribot yolcuları katıldı. Programda 6 Şubat depremlerinden çıkarılan teknik dersler ile Malatya’nın simgesi kayısı üretimini tehdit eden zirai don riski bilimsel çerçevede değerlendirildi.

Söyleşinin ilk bölümünde Doç. Dr. Ceren Kına, “Yapılarda Deprem Gerçeği: 6 Şubat Örneği” başlıklı sunumunda saha çalışmalarından elde edilen bulguları paylaştı. 1999 yılında inşa edilen 8 katlı bir betonarme yapının, düşük beton dayanımına rağmen beklenenden iyi performans göstermesinin nedenleri teknik verilerle açıklandı. Yerel zemin koşullarının deprem etkisini belirli periyotlarda azaltması, yapı planında kütle ve rijitlik merkezlerinin uyumu ile taşıyıcı sistem düzeninin performansa olumlu katkı sunduğu ifade edildi.

Kına, güçlendirme ve kentsel dönüşüm kararlarında yalnızca beton dayanımına değil; zemin-yapı etkileşimi, yapı geometrisi ve taşıyıcı sistem bütünlüğünü kapsayan analizlere odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Etkinliğin ikinci bölümünde ise Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yıldırım, “Depremden Zirai Dona: Malatya Kayısısında Riskler ve Çözüm Yolları” başlıklı sunumuyla iklim koşullarının üretime etkilerini değerlendirdi. 2025 yılı Mart-Nisan döneminde yaşanan zirai donun yalnızca o yılın mahsulünü değil, ağaçların karbon rezervlerini de etkileyerek sonraki sezon verimini riske attığı belirtildi.

Çözüm önerileri arasında geç çiçeklenen çeşitlerin yaygınlaştırılması, fenolojik izleme sistemleri kurulması, kayısıya özel erken uyarı ağlarının oluşturulması ve bilimsel temelli bakım uygulamalarının benimsenmesi öne çıktı.

Etkinlikte, üniversitenin deprem ve zirai don sonrası süreçte TÜBİTAK projeleri ve saha eğitimleriyle bölge için bilimsel bir koordinasyon merkezi rolü üstlendiği ifade edildi. Prof. Dr. Yıldırım, “Zirai don kaçınılmaz olabilir; ancak kaybı kader olmaktan çıkaracak olan bilimdir” sözleriyle sürdürülebilir yönetim modellerinin önemine dikkat çekti.